Geçmişten Günümüze Ses Teknolojisi

İnsanoğlunun ses teknolojisini ilk keşfetmesi Alexander Graham Bell’in 1876 yılında telefonu icat etmesiyle başladı. Graham Bell sesin tellerde iletimini başararak diğer teknolojilerinde öncüsü olmuştur. Telefonun icadından sonra 1894 yılında radyo ve telsiz de icat edilmiştir. Bu önemli icatların sahibi ise Guglielmo Marconi’dir. Radyo dalgalarının havadan iletilebilmesini araştıran mucit herhangi bir aracı kaynak olmadan mesaj göndermeyi başarmış ve telsizi bu şekilde üretmiştir.

 

 

Ardından Thomas Edison 1877’de fonografı icat etti. Bu alet ise sesin kaydedilmesi ve kaydedilen sesin dinlenebilmesini sağlıyordu. Günümüzde gazetecilik sektörü başta olmak üzere birçok alanda kullandığımız ses kayıt teknolojisinin öncüsü olan fonograftan sonra 1880 yılında iki yüzüne de depolama yapılabilen plaklar yapıldı.

 

 

Plak üzerine kaydedilen ses gramofonlarda dinlenebiliyordu. Plaklara ses, özel bir baskı yöntemiyle kristal iğnelerle kazınarak işlenir. Yine özel bir iğneyle gramofon aracılığıyla plaklar dinlenebilir. Bu teknoloji en çok sanatçılar tarafından kullanıldı. Eserlerini kaydetme ve arşivleme şansı bulan sanatçılar plaklara kayıt yapmaya başladı. Bu plakların dinlenmesi gramofon icat edildi. İlk patentini 1887 yılında alman bilim adamı Emil Berliner aldı. Gramofon günümüz müzik sektörünün de yapıtaşlarındandır.

 

 

1930’larda plak ve gramofon yerini kaset ve kasetçalara bıraktı. Bu icat sesin kaydedilmesi daha kolaylaştı. Kasetin içine yerleştirilen özel manyetik bant içine kaydedilen ses kasetçalar içinde bulunan dönen mekanizmaya yerleştirildiğinde düzenli olarak sesi dışarı iletebiliyordu.
Görüntü ve sesin birleştirilerek kullanılması ise video kameralarla birlikte başladı. Hem sesi kaydedip hem görüntüyü eş zamanlı olarak bize sunan teknoloji kayıt kısmında kaset kullanmaktadır. Fakat bu kaset aynı zamanda görüntüyü de hafızasına alacak teknolojidedir. Özel bandında hem ses hem görüntüyü okuyabilmektedir.

 

 

1970’lere geldiğimizde plak teknolojisine çok benzeyen ama daha hafif taşınabilir ve pratik olan CD bulundu. 1980’lerde kullanılmaya başlanan bu teknoloji büyük boyutlarda müzik ve video kaydedebilme özelliğine sahipti. Uzunca bir süre kullanılan teknoloji bugün azalsa da hala kullanılmaktadır. Lazer teknolojisi ile CD’deki bilgileri okuyabilen bu teknoloji plakların iğneyle okunması kısmındaki aşınma sorununa çözüm olmuş.

Günümüz son teknolojide ise artık müzikler USB belleklerden radyolarımıza MP3 çalarlarımıza telefon hafızalarımıza kadar gelmiş durumda fakat hala CD ve DVD kullanımı devam etmektedir.

Geçmişte sesi depolamak için yapılan bir sürü icat varken, bugün bu icatların hepsini cebimizde taşıyacak kadar küçültüp birleştirebiliyoruz. Yukarıda tek tek incelediğimiz aletlerin hepsinin cep telefonlarımızla yapılabilir olması bu alanlarda çalışan insanların işlerini oldukça kolaylaştırmaktadır.

 

 

Arkadaşlar “Şiddetli ses üreten teknolojik araçların olumlu olumsuz etkileri” konusunu merak ediyorsanız tıklayın!